31 Aralık 2014 Çarşamba

Hoşgeldin 2015 ...



Ve...
2015...
Yepyeni bir yıl...
Başlangıçlar her zaman heyecanlandırır beni.
Bu yıldan çok umutluyum
Kendimden çok büyük beklentilerim var

28 Aralık 2014 Pazar

Yeni Yıla Erken Merhaba

Yeni yıl gelişini hep çok sevmişimdir ...
Her yerin rengarenk ve cıvıl cıvıl olması beni de neşelendiriyor :)
Bu sene yeni yıl bize biraz erken geldi...


Sevgili Ebru'nun organize ettiği yeni yıl etkinliği ile kutlamamızı birkaç hafta önce gerçekleştirdik.
Bu benim blogger arkadaşlarımla birlikte katıldığım ilk yeni yıl kutlaması...
Bu etkinliği daha da özel yapan bir diğer ayrıntı ise eşimle birlikte blogger dünyasında katıldığım ilk etkinlik olması ...



Sevgili Ebrunun Mutfağından blogunun yazarı sevgili Ebru, bizler için bir yeni yıl daveti organize etmiş, bu davette eşlerimizi de davet etmişti...

26 Aralık 2014 Cuma

Müzik Arası: Kesmeşeker Fm

Müzik dinlemeyi severim ...
Yürürken, uyurken, yemek yaparken, çalışırken...
Her an dinleyebilirim...

Üniversite yıllarımda kocaman bir discman'im vardı...
Kocaman bir yurt odasında kulaklıklarınızı takıp müziğinizle başbaşa kalınca, artık kendi dünyanızda yaşayabilirdiniz...
Çok severdim o anları ...
Hala da değişmedim :)
Canım sıkkın olduğunda müziğimle kendimi dinler, neşem yerindeyse takar kulaklıklarımı eğlenirim...


Öyle tür de ayırt etmem hani ... 
Tamamen ruh halimle alakalı :)

Son günlerde tam da böyle bir radyo önerdi bir arkadaşım...

Kesmeşeker FM


2 Kasım 2014 Pazar

Zencefilli Kurabiye

Ekim de bittiğine göre bizim evde zencefil sezonu açılmış demektir ...
Zencefille şifa deposu bir kurabiye tarifim var bugün :)
Zencefilli, pekmezli, tarçınlısından ...
İşte tarifi...



Zencefilli Kurabiye

27 Ekim 2014 Pazartesi

Aşure

Aşurenin bereketine inanan biri olarak ilk evlendiğim yıldan itibaren aşure yapılır mutfağımda ...
Aşurenin temeli buğday aslında, onu güzel bir şekilde haşladıktan sonra geri kalan kısım tamamen hayal gücünüze ve damak tadınıza kalmış.


Bence aşure kişiye özeldir... O kadar farklı yorumlar var ki aşure ile ilgili :) Portakallı, güllü, sütlü... Ben eski bir komşumuzdan gelen tuzlu aşure ile bile karşılaşmıştım...

Diyeceğim o ki, aşure özgün bir çalışmadır... Tamamen sizin hayal gücünüze ve damak tadınıza kalmış...

15 Ekim 2014 Çarşamba

Çanakkale'nin Merkezinde Kısa Bir Gezi

Gezip gördüğüm bazı şehirler, bana farklı duyguları bir arada yaşattığından daha bir severim o şehirleri...
Bu şehirlerden ilki tabi ki doğup büyüdüğüm şehir İstanbul...
Diğeri Bursa...
Bir diğer de hiç şüphesiz  Çanakkale...


Çanakkale hem antik çağlardan kalan şehir ve tapınakları ile, hem gezerken tüylerinizi diken diken edebilen tarihi ile, hem yemyeşil doğası hem de ışıl ışıl denizi ile sizi kendisine aşık ediyor...
İnsanlarını söylemiyorum bile...
Doğal, samimi, içtenler be yaa :)

25 Eylül 2014 Perşembe

Tübitak İlk Okuma Serisi

Henüz bir çocuğum yok amaaaa teyze olmanın her türlü güzelliğini bana yaşatan dünyalar tatlısı bir yeğenim var ...
Birbirimizden ayrı olduğumuz için mi bilmem, ayrı bir düşkünlüğümüz vardır birbirimize :)
İstanbul'a her gidişimde kendisine hediye almama alışkın olduğundan, son buluşmamızda elim boş gidince sitem havalarına girdi maalesef ...

Kendimi affettirmek için bayram hediyesi siparişini almak için aradığımda, artık kocaman bir adam olduğunu, okula başladığını, oyuncak istemediğini duyunca inanılmaz şaşırdım :))


O zaman okula başlayan çocuklara alınabilecek en güzel hediye kitaptır deyip, geçtim bilgisayarın başına :) Aslında dokunarak inceleyerek kitap almak tercihimdir ama bu kitapları önceden incelemiş olduğum için internetten alışverişte bir sakınca görmedim.



19 Eylül 2014 Cuma

Ahududu Reçeli

Komşuluk başka bir şey ...
Artık koca koca apartmanlarda, sitelerde yavaş yavaş kaybedilmeye başlanan bir duygu.
Hele bir de çalışıyorsanız, ayaküstü selamlaşmaktan öteye pek de geçemiyor komşuluk ilişkileri...


Şimdi oturduğumuz evimiz, 8 daireli küçük bir apartman ...
Tam da benim sevdiğim gibi, yaptığınız şeyleri paylaşabileceğiniz, dertleşebileceğiniz, sizi iş dönüşü bahçeden kopardığı biberlerle karşılayan güler yüzlü komşularınız varsa olay tamamdır :)

17 Eylül 2014 Çarşamba

Güllüoğlu Osmanlı Şerbetleri Tadım Etkinliği

Geçtiğimiz haftalarda Fatih Bey'in nazik daveti üzerine birbirinden değerli blogger arkadaşlarımla Güllüoğlu'nun yepyeni ürünü Şifapınarı'nın yepyeni şerbetlerini tadımlamak için  kahvaltıda bir araya geldik.



Kahvaltı bahane sohbet şahaneydi.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Haftasonu Ne Yapsak Diyenlere Gelsin: MTA Tabiat Tarihi Müzesi

Ankara'da yaşamak zor ...
Ciddi bir şehir burası, neşesi, eğlencesi eksik biraz ...
Öyle İstanbullular gibi, haydi kalkın, bu gün de Adalara gidelim diyemiyoruz mesela :)
Özellikle hafta sonu güzel farklı etkinlikler bulabilmek biraz çaba gerektiriyor ...


Biz de bu hafta sonu eşimin yeğenleri için farklı bir etkinlik ararken, MTA'nın Tabiat Tarihi Müzesi ile tanıştık.
Gerçekten enteresan bir müze...

21 Ağustos 2014 Perşembe

Ege Tatili Notları ...

Uzun mu uzun bir aranın ardından herkese merhabalar...
İtiraf ediyorum, bu kez bu uzun aranın sebebi tembellik :)
Yoğun ve stresli bir dönemin ardından böyle bir tatile ihtiyacım vardı.
Gönlümce gezdim, yazın, güneşin ve denizin tadını çıkardım...

Şimdi vakit gezdiğim yerlerde gördüklerimi, tecrübelerimi sizinle paylaşma vaktidir.
Geçtiğimiz yaz Çanakkale Şehitlikleri, Gökçeada, Bozcaada, Assos, Ayvalık ve Çeşme duraklarındaydık ...
Geçtiğimiz yıl uzun uzun anlatamamıştım :(
Anlatacak çok şey birikti...
Bu yıl için geç kalmış olsak da önümüzdeki yıl için planlarınızı yaparken faydalanırsınız umarım.

Bu yıl kaldığımız yerden devam etmek için rotayı Kuşadası'na çevirdik...

İstanbul'dan Kuşadası'na tatile gitmek için karayolunu kullandığınızda yaklaşık 800 km'lik bir yolculuk bekliyordu bizi.


Biz rotayı deniz kenarı yollara çevirince, bu uzun yolculuğu bir avantaja dönüştürüp dolu dolu bir tatil yaşadık...
Hem bu kadar uzun yolculuğu tek bir güne sığdırmamış hem de daha çok yeri keşfetmiş olduk ...

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Ev Yapımı Milkshake

Çocukların en sevdiği içeceklerin arasında üst sıralarda yer aldığı düşünülen bu içecek bizim evin de gözdeleri arasında...
Adına ister milkshake deyin ister muzlu süt, bu içecek tam bir bomba!
Ben genellikle az kalan meyveleri değerlendirmek için yapıyorum.
Özellikle muzu yumuşamaya başladığında tüketmek için ideal bir alternatif oluyor.

Çocukların sağlıklı içecekler tüketmeleri için hazırını almak yerine evde, mevcut malzemelerle, kendi ellerinizle, 5 dakika bile sürmeyen bir hızda hazırlayabilirsiniz muzlu sütünüzü.

Ayrıca ramazanda ya da diyet yapanlar için hem protein hem de vitamin ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz harika bir ara öğün.

İşte tarifi !!

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Ağustos Çıkmazı

Yine kayboldum, farkındayım...
Ağustos böceği tembellik ediyor sanmayın :) Çok çalışıyorum ...
Bloguma uzun zamandan beri el sürememiş olmanın mutsuzluğu olsa da çalışmalarımın sonuç vermesi bir parça da olsa rahatlatıyor beni :)

Yeni tarif yok bu kez, ve gezi de yok :) Çünkü fotoğraf çekmeye hiç fırsatım olmadı şu aralar...
Ama fotoğraflanmış tariflerim var, ilk fırsatta ekleyeceğim...

Bugün bir şiir molası verelim diyorum!
Bloguma isim veren ay da var içinde hem :))
Bugün şiirimiz Atilla İlhan'dan olsun...
Siz biliyorsunuz aslında bu şiiri. Yaşar'ın Beni Koyup Gitme şarkısının sözleri bu şiirden alınmış...
En kısa zamanda geri geliyorum...
O an'a kadar hoşçakalın.

Beni Koyup Gitme


Beni koyup koyup gitme ne olursun
Durduğun yerde dur
Kendini martılarla bir tutma
Senin kanatların yok
Düşersin yorulursun
Beni koyup koyup gitme ne olursun

Bir deniz kıyısında otur
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin çocuğun olur
Sonun kötüye varacak
Beni koyup koyup gitme ne olursun

Elimi tutuyorlar ayağımı
Yetişemiyorum ardından
Hevesim olsa param olmuyor
Param olsa hevesim
Yaptıklarını affettim
Seninle gelemeyeceğim
Beni koyup koyup gitme ne olursun

  Atilla İLHAN

10 Temmuz 2014 Perşembe

Bloggerlar İftarda ...

Bilmiyorum bu cümle anlatmaya kafi olur mu ama "Ramazan'ı çok seviyorum ..."
İnsanların, hatta doğanın bile Ramazan'da başka bir ruh haline büründüğüne hatta daha bir güzelleştiğine inanırım hep.
Ve insanlara günlük hayatın koşuşturmacası ile unutulan pek çok duyguyu hatırlattığına.
Sabretmek, anlayışlı olmak, şükretmek, paylaşmak...

İftar davetlerinin de Ramazan'ın en güzel geleneklerinden olduğunu düşünürüm her zaman...
Çocukluğumdan beri çok severim...
Sevdiğim insanlarla aynı sofrada iftar sevincini paylaşmanın vermiş olduğu mutluluğu ...
Annemin o günlerdeki tatlı telaşını ben evimde yaşatmaya çalışıyorum şu yıllarda ;))

Bu yıl işlerim dolayısıyla davet vermek için biraz gecikiyorum diye üzülüyordum ki...
Aldığım süper bir teklifle bu yıl da Ramazan'da paylaşmak zevkine süper eğlenceli bir başlangıç yaptım.

Çok sevdiğim ve bazılarıyla yeni tanıştığım dokuz Ankaralı Blogger arkadaşlarımla birlikte iftarda Akademi Restaurant'ta beraberdik ...


İftar öncesi Ankara Üniversitesi'nin huzur veren bahçesinde buluştuk ;)
Botanik Park'ta şöyle küçük bir keşifte bulunduk;)

1 Temmuz 2014 Salı

Yazın Vazgeçilmezi Limonata !!!

Nihayet koskoca bir yıl özlemle beklenen ramazan geldi ...
Herkesin sonsuz rahmet ve bereketinden faydalanabileceği, yardımlaşmanın, paylaşmanın en yoğun haliyle yaşanacağı bir ramazan diliyorum herkese.

Ramazan'ın uzun yaz günlerine denk gelmesi her ne kadar yorucu olsa da sevabının fazla olmasını umarak yüce Allah'tan tutulan tüm oruçların kabul edilmesini diliyorum..

Ramazanın bu uzun günlere denk gelmesi sebebiyle, vücudumuzun su kaybı fazla oluyor haliyle, bu nedenle iftar ve sahur arasında bol bol sıvı tüketilmesi gerektiğini söylüyor uzmanlar...

Tabi şüphesiz en güzel içecek su ...
Ama insan alternatif bir şeyler de aramıyor değil :)



24 Haziran 2014 Salı

İDA BAHÇE İLE EGE HAVASI

İda Dağı, günümüzde Kaz Dağları olarak bildiğimiz Türkiye'nin havası en temiz bölgesinin 
yer aldığı dağların antik çağlardaki ismidir...

Geçtiğimiz yazı Ege Bölgesi'de geçirmiş, o bölgenin havasına, suyuna, denizine, kumuna, yeşiline mavisine doğasına tarihine mücadelesine insanına hayran kalmış biri olarak bu güne kadar oraları görmeye gidememiş kişilerin bu güzelliklerden mahrum kalmamaları için kesinlikle bir fırsat yaratmalarını öneriyorum...
Gökçeada notlarına buradan ulaşabilirsiniz :)

Ege'nin güzellikleri yukarıda saydıklarımla sınırlı değil tabi ki...
Öyle güzel öyle doğal lezzetleri var ki, arabamızı ağzına kadar doldurup geri dönmüştük o tatilden...
Ege'de vazgeçemediklerim, balık, zeytin, zeytinyağ, karadut suyu ve pekmezi, damla sakızı, peynir, kekik, ada çayı ve birbirinde çeşitli otlarla hazırlanmış zeytinyağlı lezzetleri...

Her birin tadı hala damağımızda...
Yaz gelse, tatile gitsek de şu lezzetlere bir an önce kavuşsak diye hayaller kurduğumuz şu günlerde İda Bahçe ile tanıştık...
Çanakkale'nin bu birbirinden güzel lezzetlerine Çanakkale'ye gitmeden de kavuşacağımız için çok sevindik...


23 Haziran 2014 Pazartesi

Blogglerlarla Yaza Hoşgeldin Dedik !!!

Ne yalan söyleyeyim çok yoğunum... 
Biliyorum 'Sen de hep yoğunsun!' diyenleriniz var içinizde. 
Ama gerçekten de durum bu :)
Dönem sonunun vermiş olduğu yoğun çalışma temposu, işlerin ardı ardına gelmesi, hiç bitmeyen bir iş trafiği, sınavlar, projeler,raporlar ....
Tam da böyle bir yoğunluğun içinde geçtiğimiz günlerde e-posta adresime çok cazip bir teklif geldi ...


Hiç hayır der miyim :)
Nihayetinde, azıcık nefes almak, biraz gülümsemek, sevdiğim blog yazarı arkadaşlarımla sohbet etmek, her etkinlikte bu güzel arkadaşlıklara yenilerini eklemek var işin ucunda :)



21 Haziran 2014 Cumartesi

Avuçiçi Kadar Limon Tuzu !

Bahar geldi, yaz kapıda...
Tüm hanımlar kolları sıvayıp bahar temizliklerini tamamladılar bile...
Eminim temizlenmedik tek bir köşe bile bırakılmamıştır...

Ne yazık ki, bu temizlikler sırasında bol bol kimyasal madde kullanıyoruz.
Daha temiz olsun daha, tertemiz olsun, pırıl pırıl olsun :)
Olsun da bu kimyasalların zararını göz ardı edemeyiz.

Özellikle yiyeceklerle temas eden malzemelerin temizliğinde mümkün olduğunca az kimyasal kullanarak en temizi yakalamak gerekiyor.

Bugün kimyasal kullanmadan temizlikte kullanabileceğimiz limon tuzunu hatırlatmak istedim size.  


17 Haziran 2014 Salı

Kış Hazırlıkları : Bezelye

Daha yazı tam yaşayamadık, nereden çıktı bu kış hazırlıkları demeyin ...
Bezelyenin tam zamanı şu aralar.
Üstelik hazırlaması ve saklaması da çok kolay.



Doğrusunu söylemek gerekirse benim kış hazırlıklarımı bu seneye kadar annem yapıyordu.
Ama bu yıl heves ettim, bakalım ortaya neler çıkacak !
Vakit buldukça hazırlıklarımı sizlerle paylaşacağım ...

Gelelim kış için bezelyeyi nasıl saklayabileceğimize...


16 Haziran 2014 Pazartesi

Bahçede Hasat Zamanı ve Kısır ...

Daha evvelden de denemişliğim var evde domates biber yetiştirmeyi :)
Hem de öyle fide alıp falan değil, kendi biberlerimizi ellerimizle toplayıp afiyetle yemiştik ...



Uzun yıllardır elimiz gitmedi, yapamadık ...
Bu yıl evimize gelen bahar havası bizi gaza getirdi :)
Balkon bahçeciliğine de başladık...
Ama bu kez tohum ekmek için biraz geç kaldığımız için fide aradık...
Pazarlarda gezdik, fide ararken neler neler buldum :)
Domates, biber falan neymiş, çilek, kavun, karpuz bile vardı :)



13 Haziran 2014 Cuma

DAMLASAKIZLI İRMİK HELVASI

Geçtiğimiz günlerde mübarek üç ayları karşıladık...
Tarihin 1 Mayıs'ı göstermesi nedeniyle bu özel günü evimizde karşılayabildik.
Bu durum bu günü güzel değerlendirebilmek adına bir fırsat oldu bizim için.
Fırsat oldu da, gel gelelim bu resimleri bilgisayara aktarıp da sizlerle paylaşmak kısmet olmadı.
Zira şu aralar kafamı kaşıyacak fırsatım olmuyor ...
Çok geç kalmış bir tarif oldu ama önümüzde bu tarifi yapıp komşularınızla paylaşmak için bolca fırsatınız olmasını umarak bu tarifi paylaşıyorum.


Ragaip Kandili evde olmanın vermiş olduğu huzurla ne yapsam da komşularıma dağıtsam diye düşünüp, dolapları karıştırırken irmik helvasında karar kıldım.
Şimdiye kadar hiç denememiştim helva yapmayı, çok zor bir şey olduğunu düşünürdüm, gözümde büyürdü açıkçası.
Çalışan kadınların en büyük destekçisi hazır gıdalara yönelir, helvayı da hazır alırdım, güzel de olurdu doğrusu :)
Ama yaşlanıyorum galiba...
Hazır gıdaları bir kenara itemesem de vaktim, malzemelerim ve ruh halim de uygunsa kendim yapmayı tercih ediyorum.

İrmik helvasını sade yapacaktım aslında ...
Ama malzemeleri toparlarken dolapta Teremyağ Gurme Kaymaklı Margarini ve yaz tatilinden kalma damla sakızın macununu görünce, damla sakızı ve kaymak tadının bu tatlıya çok yakışacağını düşündüm. Damla sakızlı irmik helvası ortaya çıktı ...

Teremyağ Gurme Kaymaklı kaymak kullanmadan kaymak lezzeti yakalamak isteyenler için kesin çözüm :) Hamurişleri ve tatlılarda margarin kullananların severek tüketeceğini düşünüyorum...

Eh üç aylar geldiğine göre önümüzde daha çok kandil gecesi var demektir...
Bu tarif bir kenara not edilsin o zaman :)

Damla Sakızlı İrmik Helvası

Malzemeler: 

  • 250 gram margarin
  • 2 su bardağı irmik
  • 50 gram dolmalık fıstık
  • 2 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı süt 
  • 1 su bardağı su
  • 2 tatlı kaşığı damla sakızı macunu


Yapılışı:

  • Bir tencerede, süt, su ve şekeri bir arada kaynatarak şerbet haline getiriyoruz, kapatmaya yakın damla sakızını ilave ediyoruz. 
  • Bu şerbeti soğuması için bir kenara bırakıyoruz.
  • Başka bir tencereye yağ fıstık ve irmiği koyuyoruz ve kavurmaya başlıyoruz.
  • İşin sıkıcı gibi görünen kısmı burası aslında. 
  • Kavurma işlemi biraz uzun sürüyor (ben yarım saat kadar kavurdum).
  • Ancak bunu yaparken sürekli başında beklemek zorunda değilsiniz. Kısa aralıklarla karıştırmanız yeterli oluyor.
  • Kavurma işlemi tamamlandığında, ılınan şerbeti kavrulmuş irmiğe ekleyip kısık ateşte kaynamaya bırakıyorsunuz.
  • Bundan sonrası da pilav mantığıyla göz göz olana dek bekliyoruz, karıştırmadan.
  • Ve üzerine kağıt havlu kapatarak demlenmeye bırakıyoruz ...


NOT:Kullanılan bu ölçüler ile resimlerde görmüş olduğunuz şekilde 10-12 porsiyon elde edebilirsiniz. Tüm malzemeleri yarıya indirerek deneyebilirsiniz...







11 Mayıs 2014 Pazar

Anneler Günü...

Ben henüz bir anne değilim...
Anneliğin nasıl bir duygu olduğunu yaşamadım, bir çocuk için fedakarlıklarda bulunmadım henüz.
O nedenle bu gün bir anne gözünden bir yazı döktüremeyeceğim bu sayfada...

Ama çocuklarını çok seven, fedakar bir annenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor ve onu çok yakından tanıyorum...
Evlatlarının üzerine kanatlarını geren....
Kendinden önce çocuklarını düşünen ...
Bazen en çok istediği şeylerden çocukları için feragat eden...
Elindeki bir parça yiyeceği bile çocuklarına adil bir şekilde paylaştıran ...
Çocuklarını gözünde hiçbir zaman büyütemeyen, hep küçücük çocuklarıymış gibi kollayan...
Fedakar bir anne tanıyorum;)



Kendisiyle yaklaşık on yıldır anneler gününü birlikte kutlayamıyoruz...
Üzücü , evet ;(
Ama annemin varlığını bilmek, aradığımda sesini duyup dertleşebilmek, dualarını üzerimde hissetmek de güzel...
İnsan yetinmeyi öğreniyor ;)

Bir de anneler biliyorum...
Çocuklarından türlü nedenlerle ayrı düşmüş, yalnız kalmış...
Çocuklarının bir gülüşüne bir güzel sözüne muhtaç ...
Çocuklarının hastalıkları ile mücadele etmeye çalışan, küçücük de olsa bir umutla iyileşmelerini bekleyen....

İlk kez anneler gününü yaşayan anneler...

A tabi bir de anne adayları...
Bu duyguyu yüreklerinin en derinlerinde hisseden, yıllardır mücadele veren, hasretle bir evlada kavuşmayı bekleyen ...

Bugün herkesin ayrı bir öyküsü var.. Annesini özleyenler, çocuğuna özlem duyanlar, hiç kavuşamamışlar ve asla kavuşamayacaklar...Herkese apayrı duygular yaşıyor...

Bense şükrediyorum :)
Bu anneler gününde de varlığını bildiğim, sevgisini hissedebildiğim, dualarıyla beni koruyan bir annem var...
Evet birbirimizden uzaktayız, birbirimiz çok özlüyoruz ama birbirimizi çok seviyoruz ...

Önce kendi annemin, sonra evlatlarını kaybetmiş annelerin, çocuklarına hasret kalmış annelerin ve bu kutsal duyguyu hisseden, yaşayan, paylaşan tüm annelerin anneler gününü kutluyorum...
Çocuklarınızın sizi anlayabileceği, birbirinizin kokusunu duyabileceğiniz nice anneler günlerine...

9 Mayıs 2014 Cuma

Bahar Bahçesi

Bizim eve bahar geldi :))


Aslında ben çocukluğumdan beri alışkınım çiçeklere, balkonumuzda bahçemizde bahar geldi mi mis gibi çiçekler olurdu hep...
İşe güce dalınca bazen insan unutuveriyor, hayat koşuşturmacasında kaçırıveriyor böyle güzellikleri...
Bir çiçeğin tomurcuktan çiçeğe dönüşmesini görmeyi, kokusunu duymayı, çiçeğin yaşamında kendi yaşamını izlemeyi...
Her canlı gibi, tomurcuklanıp, su verdikçe canlanıyorlar, ilgilendikçe ayakta kalıyorlar...
Sonra bir gün renkleniyorlar, en güzel kokularını, birbirinden güzel renklerini sunuyorlar etrafa...
Tıpkı insanlar gibi, birinin rengi diğerinde yok...

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Hıdırellez Gelenekleri

Nihayet 5 Mayıs geldi. Bu yıl da Hıdırellez'e kavuştuk.
Hızır ve İlyas peygamberlerin kavuştuğu gün olan Hıdırellez, baharın gelişini, bolluğu ve bereketi simgeliyor.
Bu yıl Hıdırellez'i yağmurla karşılıyoruz ...
Çok şükür bahar bolluk ve bereketiyle geliyor demek oluyor.

Baharın gelişi Hıdırellez günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.
Bu etkinlikler yüzyıllardır süregelen somut olmayan kültür miraslarımızdır.
Ben biraz gelenekselciyim sanırım, bu kültürlerin nesiller boyu aktarılmasından yanayım.
Bu kültürlerin bizi ortak noktalarda bir araya getirdiğini düşünürüm her zaman ve yaşatılmaları gerektiğine inanıyorum ...



Bazılarına komik gelse de ben rahmetli babaannemden yadigar, hatırladığım Hidirellez geleneklerini paylaşacağım...

Eminim ki Hidirellez denildiğinde herkesin ilk aklına gelen ateşin üzerinden atlamaktır.
Ateşin üzerinden atlayabilenlerin sağlıklı bir yıl geçirileceğine inanılır.

En bilinen ikinci gelenek dileklerin kağıtlara çizilmesi ve Gül ağacının altına gömülmesi ya da asılması... Çizilen bu dileklerin yıl içerisinde gerçekleşileceğine inanılır...

Kapı üzerine yeşil dallar asılır ve ev halkı bu yeşilliklerle uyandırılırdı;)
Kapıya asılan yeşil dalların o eve yıl boyu bolluk bereket getirmesi anlamı taşır.



Geceden bir kabın içerisine su doldurup içerisine gül yaprakları koyar, sabah yüzünüzü ve saçlarınızı bu su ile yakarsınız.

Sabah kahvaltısında boyanmış yumurtalar tokuşturulur, soğan sarımsak kahvaltınıza eşlik eder ki sağlıklı olasınız ;)
Bu arada yumurtaları boyanmanın kolay yolunu da söylemeden geçmeyelim...
Bu işlem için yumurtaları haşlarken suyun içerisine soğan kabukları eklemelisiniz !!!

Benim hafızamda yer eden gelenekler bunlar ...
Bakalım sizin anılardan neler çıkacak ?


2 Mayıs 2014 Cuma

Güllüoğlu'nda Sıhhat-i Ala

Baklava deyince akla gelen bazı anahtar kelimeler vardır. Gaziantep, fıstık ve bence Güllüoğlu :) 
Güllüoğlu kuşaklar boyu süren bir lezzet ve tecrübe...

Kalite ve lezzetini deniz aşırı ülkelere taşıyarak, Türk kültürünün önemli lezzetlerini dünyaya tanıtmaları ayrıca gurur verici... Güllüoğlu ile Belçika'da da karşılaşmıştım ... Yabancıların ülkemizin lezzetlerini tanımalarına olanak sağlamak bir yana, bu lezzeti tanıyıp bilenlere kendilerini memleketlerinde hissettiriyor ... 


 
Geçtiğimiz haftalarda, Ankaralı Bloggerlar Güllüoğlu'nun davetlisiydi. Bizleri Güllüoğlu adına Fatih Güllü  kahvaltıda ağırladı. 

30 Nisan 2014 Çarşamba

Paçanga Böreği

Yarın tatil...
Tatili hafta sonu keyfinde geçirmek için bir kahvaltı önerisine ne dersiniz !
İşte size, çok basit bir o kadar da lezzetli bir börek tarifi...

Paçanga Böreği

İsminin ne anlama geldiği ile ilgili en ufak bir fikrim yok ...
Ben lezzetini bilir onu söylerim ...
Bu böreği sevmeyecek yoktur diye tahmin ediyorum ...
Hemen tarifini veriyorum :)


Malzemeler:

  • 2 adet yufka
  • 150 gram pastırma
  • 200 gram kaşar peyniri
  • 3 adet domates
  • Kızartmak için sıvı yağ
Yapılışı:
  • Kaşar peynirini rendeleyin, domatesleri ay dilimi şeklinde doğrayın.
  • Bir yufkayı 8' e bölün.
  • Yufkaların geniş tarafına bir pastırma dilimi, üzerine rendenelenmiş kaşar ve domates dilimleri koyarak rulo şeklinde sarın. (Sigrara böreği gibi, kenarlarını içe doğru katlayarak sarmanız gerekiyor)

  • Şöyle iri, tombik börekleriniz olacak...
  • Börekleri tavada, kızgın yağda kısık ateşte iki yönünü de kızartın...
  • Fazla yağını almak için bir süre kağıt havlu üzerinde bekletin ve sıcak sıcak servis yapabilirsiniz...
Notlar:
  • Seviyorsanız eğer bu böreğe biber de ilave edebilirsiniz.
  • Kızartma ile aranız yoksa eğer fırında da pişirebilirsiniz.





29 Nisan 2014 Salı

Burdur'dan Burdur Şiş ve Ceviz Ezmesi Yemeden Geçmeyin !!!

Kışın hayallerini kurup, hasretle beklediğimiz tatil sezonu nihayet yaklaştı.
Ülkemizde birbirinden güzel iklimlere, doğaya, tarihi değerlere sahip tatil mekanları saymakla bitmez ... Bunlardan biri de hiç kuşkusuz Antalya'dır.

Antalya'ya hem İstanbul hem de Ankara üzerinden giden tatilcilerin ortak güzargahıdır Burdur.
Bugüne kadar yaptığım Antalya yolculukları gece olduğu için pek vakit geçirememiştik Burdur'da.
Ama bu kez gezdik gördük, yeni bir lezzetle tanıştık Burdur'da.


Bu yazı Burdur'a yolu düşenlerin Burdur'da ne yesem sorusuna cevap vermek için yazıldı :) 
Her şehrin kendine özel lezzetleri olduğu gibi Burdur'un da kendine özgü bir yemeği var.














Burdur Şiş...
Evet şiş köfte değil, Burdur köfte değil, "Burdur Şiş" ...
Burdurlular sanırım bu konuda biraz hassaslar Burdur Şiş'e kendi isminden başka bir isimle hitap edilmesine katlanamıyorlar :)

15 Nisan 2014 Salı

Atatürk Orman Çiftliği

Bizim bir çiftliğimiz var ...
Atatürk'ten hatıra ... Onun ileri görüşlülüğü ile bu ülkeye kazandırdığı eserlerden biri.
Cumhuriyetin ilk yıllarında modern tarım yöntemlerini öğretmek; fidan yetiştirme, bahçecilik, bağcılık ve hayvancılık alanında çiftçiyi eğitmek, Avrupa koşullarında tarım ve hayvancılığı ülkemize taşımak, kendi üretimlerini ürüne dönüştürmek için kurmuş olduğu bir çiftlikti orası ...

Hikayesi ise şöyledir*;

Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 1925 senesinin İlkbahar mevsiminde, tanınmış yerli ve yabancı teknik elemanları davet ederek Ankara civarında kurulması icap eden böyle bir çiftlik için müsait arazinin aranması emrini verdi. 

ATATÜRK eliyle çiftliğin bugünkü yerini işaret ederek "Burayı gezdiniz mi ?" teknik elemanlar ise "Burası çiftlik kurulması için aranan vasıflardan hiç birini taşımıyor. Bataklık , çorak ve fakir bir yer" dediler. Atatürk bu görüşe hiç iştirak etmedi ve "İstediğim yer böyle bir yer olmalıdır. Ankara' nın kenarında hem batak hem çorak hemde fena bir yer. Bunu biz ıslah etmezsek kim gelip ıslah edecektir."diyerek talimat vermiş ve çiftliğin kurulma çalışmaları başlamıştır. 

Ata' nın buraya olan sevgisi ve çiftliğin içerdiği kendisine has özellikler nedeniyle vasiyet doğrultusunda 24/03/1950 tarihinde çıkarılan 5659 Sayılı Kanunla Atatürk Orman Çiftliği, bugünkü hüviyetine kavuşmuştur. Atatürk'ün 1937 yılındaki feragat mektubunda Atatürk Orman Çiftliği "Hilesiz ve Nefis gıda maddeleri üretmekle görevlidir" demiştir.


Çiftlik yakın zamana kadar şehrin göbeğinde, yeşili görmek, nefes almak isteyenlerin kaçabileceği bir mekandı...
Sadece tarım ve havyancılık yoktu bu çiftlikte. Günümüzde "Atatürk Orman Çiftliği Atatürk Evi Müzesi" olarak kullanılan Atatürk'ün Selanik'te doğduğu evin bir benzeri (Ankara'ya gelenlerin uğraması gerekene bir mekan), 32 hektarlık bir arazi üzerine kurulu bir hayvanat bahçesi, Karadeniz Havuzu ve Devlet Mezarlığı da çiftlik arazisinde bulunuyor.** Bunun dışında piknik alanları ve gezi parkları da var ...

Şimdilerde çiftliğimizin eski tadı yok, artık koşu yolumuz da yok :(
Yine de çiftlikte hala bazı ürünlerin üretimine devam ediliyor...
Süt ve süt ürünleri, bal, doğal meyve suları sanırım en sevilen ürünler çiftlikte.

Çiftlikte üretilen tüm ürünleri bulabileceğiniz AOÇ satış mağazaları var ...
Biz bu hafta sonu o mağazalardan birindeydik ve ben sizler için bu ürünleri görüntüledim...

14 Nisan 2014 Pazartesi

Isırgandan Korkmayın... Isırgan Otlu Börek ...

Çalışan insanlar bazı zevklerden mahrum kalabiliyor ...
Pazara gidip şöyle pazarcılarla sohbet ede ede alışveriş yapmak da bunlardan biri bence :(
Gidebileceğim iki pazar da salı günleri kuruluyor ... İşten çıkıp pazara yetişmek gibi bir durum da mümkün dahi olmuyor ...
Bu hafta sonu bahar heyecanına kapılıp gidebileceğim pazar yerleri aradım üşenmeden ve buldum da :)
Her şey yemyeşil, taptaze, pazar bile bahar kokuyor ...

Şöyle coşkuyla gezerken, çok uzun zamandır göremediğim bir şey gördüm pazarda ...
Isırgan otu :))
Amcanın bir tanesi ne kadar değişik ot varsa toplamış gelmiş ...
Madımak, ısırgan, yemlik, gonca kulak ...
İtiraf edeyim benim tanımadığım başka otlar da vardı.
Haftaya yine gidersem, başka otlar da deneyeceğim :)


8 Nisan 2014 Salı

Pudingli Muzlu Piramit Pasta

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba :)
Hasta geçen günlerin ardından iyileşmemi kutlamak ve ağzımızı tatlandırmak için bir tatlı hazırlayayım dedim. Ama bu mevsimde yakalanılan grip çok acımasız. Öyle kolay kolay iyileştirmiyor insanı. Bu durumda beni yormayacak, basit ve pratik bir çözüm düşünürken aklıma bu piramit pasta geldi :)


8 Mart 2014 Cumartesi

HACHICO- Bir Köpeğin Hikayesi



Erkenden uyanılan bir hafta sonu sabahına bundan daha güzel eşlik edecek bir film olamazdı sanırım. Köpeklerin sadakatini her daim duymuşuzdur. Hatta ben küçükken kısa süreliğine bir köpeğimiz vardı. 
Kendi gözlerimle de şahit olmuştum sahibine bağlılığına ... İşte film tek kelimeyle bu sadakatin öyküsü ... Filmi bu derecede etkili yapan nokta ise 1923-1935 yılları sırasında Japonya'da gerçekte yaşanan bir hikayeden esinlemiş olması.

5 Mart 2014 Çarşamba

Adım Adım Bursa Gezisi Başlıyor !!!

Yoğun geçen dönem sonrasında ani bir kararla 4 günlük kısa bir tatil için Bursa'ya gitmeye karar verdik eşimle. Hiç adetim değildir öyle son gece valiz hazırlamak falan ama oldu bir kere :)
Öyle plansız, programsız, hazırlıksız...

Osmanlı'nın ilk başkenti, 6 Osmanlı padişahın türbesine ev sahipliği yapan, dört mevsimi bir arada yaşayan, yeşil Bursa...
Tarih deseniz burada, deniz deseniz burada, kar deseniz burada, e doğa deseniz o da burada...
Bursa yazılarımda da göreceksiniz, bir gün kar kış kıyamet kayak yapıyorsun, ertesi gün deniz kenarında çay içiyorsunuz :))
Camiler, türbeler, hamamlar, birbirinden lezzetli yiyecekler ...
Bu zevk yaşanmalı diyorum ve 928 kilometrelik Bursa masalına başlıyorum :)
Geziyi gün gün anlatacağım, böylece bir güne neler sığdırılabilir, onu da değerlendirebilirsiniz diye düşünüyorum

                      
  

27 Şubat 2014 Perşembe

Benimle Yaşlansana?


Uzun zamandır ara vermiştik ...
Bugün bir şiir molası verelim mi :)




Benimle yaşlansana?
Kitap okurum, çay demler şiir yazarım sana.
Ha birde, her sabah için şükrederim,
sonra gözlerine bakar "amin" derim.
Amin, bu günde gördüm seni, bu günde güzel geçecek demek ki...
Ben herkes gibi değilde, duam gibi severim seni,
kalbimden, gönlümden kopan gizli saklı sözler gibi..
Kim duasını sevmeden diler ki?
Halil Ok

Şeker Hamurlu Kurabiyeler Geliyor....

Yani öyle profesyonel olarak falan değil, kafa dağıtmak için :)
Öyle pek sanatsal yeteneğim olduğunu da söyleyemeyeceğim aslında :)
Ben teknik bir insanım, sanata yeteneğim yok, ne yapalım :)

Ama bu pastalar kurabiyeler beni benden alıyor...
Üstelik mutfağı seven insanların stres atmak, kafa dağıtmak için güzel bir hobi olacağını düşündüğümden başlıyorum kurabiye yapmaya.

Tabi bunu yaparken, bu işi hakkıyla yapan insanlara haksızlık etmek istemem...
Ben bir acemi ...
Kendini deney yapmaya adamış bir araştırmacı :)
Deneyip yanılıp, sonuçları yazacağım size...
Benimki naçizane deneyimlerimi yazıp paylaşmak olacak.

Siz bu kurabiyelerin en tatlılarını satın almak için Asiye Hanım, Sibel Hanım ve Meltem Hanım'ın sitelerini ve ustam Hülya Hanım'ı ziyaret edebilirsiniz.
Üstelik kendileri Ankara'da bu işi tüm detaylarıyla mutfağında öğretiyorlar da.

Kendime bir rota çizdim ...
Şeker hamurunu tanımaya kurabiyelerden başlayacağım...
Bu konuda birçok video izledim, aradım, taradım...
Gerekli malzemeleri seçtim...
İstanbul'da olsam malzemelerimi şıp diye alırdım ama, Ankara'da böyle şeyler nerede satılır pek bilgim yok :(

Her ne kadar internetten alışveriş yapmayı sevmesem de bir çözüm yolu olarak düşünmüyor değilim.
Ben pek sevmem internetten alışverişi, dokunmam lazım alacağım şeye :)

Bu konuda fikri olan, güvenilir şeker hamuru malzemesi siteleri önerebilecek olanların fikirlerini bekliyorum....

25 Şubat 2014 Salı

Günahın Üç Rengi

Gülseren Budayıcıoğlu ile Madalyonun İçi isimli kitabı ile tanışmış ve kitabını çok beğenmiştim. Kitabı bitirir bitirmez diğer kitaplarını da merakla okuma isteği uyanmıştı içimde. Bu nedenle Günahın Üç Rengi isimli kitabı okunmayı bekleyen kitaplarımın en üstüne yerleştirdim ve bulduğum ilk fırsatta başladım. Normalde yoğunluğumdan bu kadar hızlı okuyamam ama bu kitap bir solukta okundu ve bitti. Yani o derece sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kitap :)



Önceki kitaptaki kadar çok karakter yok bu kitapta ...
Hayatın bir yerinde yolları kesişen üç farklı kişinin filmlerdeki kurguların ötesindeki yaşam öykülerinden kesitleri okuyacak, ibretlik hikayelerine ortak olacaksınız.

20 Şubat 2014 Perşembe

Zeytinyağlı Bakla

Bakla zamanı yaklaşıyor ...
Biz tezgahlarda görmeye başladığımızdan beri arıyoruz :)
Üzerine sarımsaklı yoğurt da ekleyince en sevdiğimiz zeytinyağlılar arasında baş sıralarda bizim evde.
Üstelik yapımı da çok pratik...
Eh hem kolay hem lezzetli ...
Çalışan bir bayan daha ne isteyebilir ki :)




Zeytinyağlı Bakla

Malzemeler:

19 Şubat 2014 Çarşamba

Oylarınıza Talibim ....

Blogumla ilk kez bir yarışmaya katılıyorum !



Severek takip ettiğim Derya'nın blogunda gördüm ve neden olmasın dedim :)
Aslında birinci olma derdinde de değilim ...
Amacım blogumu daha geniş kitlelere ulaştırabilmek ...
İşin özü oylarınıza talibim :)
Bu konuda bana destek olmak için BURADAN oylamaya katılabilirsiniz ...
agustosbocegininguncesi oylarınızı bekliyor !!!

Sevgiler...

Hindistan Cevizli Kurabiye

Hani mutfakta ilk denenen tarifler vardır ya ...
Ellerinizin ilk kez hamura değdiği,
Parmaklarınızın yapış yapış hamur içinde kaldığı,
Eyvah ! Bu nasıl bir kurabiye olacak diye korktuğunuz,
Pişmesini fırının başında heyecanla beklediğiniz,
Yiyenlerin gözlerinin içine bakarak ilk tepkilerini merakla beklediğiniz,
Mutfakla ilk tanıştığınız yıllardan kalma tarifler....

İşte bugünkü tarifim tam bu durumu tanımlıyor...
Mutfakta yapmayı öğrendiğim ilk kurabiyem...

Hindistan Cevizli Kurabiye ;))



LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...