27 Ağustos 2014 Çarşamba

Haftasonu Ne Yapsak Diyenlere Gelsin: MTA Tabiat Tarihi Müzesi

Ankara'da yaşamak zor ...
Ciddi bir şehir burası, neşesi, eğlencesi eksik biraz ...
Öyle İstanbullular gibi, haydi kalkın, bu gün de Adalara gidelim diyemiyoruz mesela :)
Özellikle hafta sonu güzel farklı etkinlikler bulabilmek biraz çaba gerektiriyor ...


Biz de bu hafta sonu eşimin yeğenleri için farklı bir etkinlik ararken, MTA'nın Tabiat Tarihi Müzesi ile tanıştık.
Gerçekten enteresan bir müze...





Öncelikle çok geniş bir alanı var, katlar arası geçişler merdiven yerine rampalarla sağlanmış...
Bu da ortamı yaşlılar ve engelliler dahil herkesin ziyaretine uygun hale getirmiş.


Alan oldukça geniş, buna karşın müzenin her yerinden istifade edilmiş, duvarlar dahil...
Duvarlarda günümüze dek dünyanın geçmiş olduğu evreler anlatılıyor...


Müze girişinde sizi bu uzay sistemi karşılıyor... Yıldızlar şahane :)


Gezegenler ve Güneş ölçekli olarak küçültüldüğünden boyutlarını ve uzaklıklarını karşılaştırma fırsatı bulabiliyorsunuz. Bu gösterime bayıldığımı söylemeden geçemeyeceğim...


En sevdiğim kısım Uzay Tartısı oldu :)
Eh Mars'taki ağırlığımın 22 kg geldiğini öğrenince orada da yaşam olsa diye iç geçiriveriyor insan :)


Dinazorlar... Çocukların en çok ilgisini çeken canlılar ...


Ağaç yaşlarının nasıl belirlendiğine dair bir örnek.
Bu ağacın yaşını düşününce insan, çok etkileniyor gerçekten...
Merkezdeki tarihi hatırlayamıyorum ama ortada gördüğünüz tarih 1453 yani İstanbul:'un Fethi, ev en ucu 1938'e denk geliyormuş.
Düşünsenize, neler görmüş geçirmiş bu ağaç !


Ve yapay bir mağara :)
Çok başarılı... Özellikle girişindeki su damlalarının sesi size gerçek bir mağarada yaşamışsınız hissiyatı uyandırıyor... Süperdi....


Benim için en etkileyici parçalardan biri de bu balina iskeletiydi...
Bu uzun balina 2002 yılında Adana'da ölü olarak bulunmuş, bu müzede sergilemek amacıyla kemiklerine ulaşabilmek amacıyla gömülmüş, 2003 yılında tüm kemikler eksiksiz olarak çıkarılarak sergilenmek üzere müzeye getirilmiş ve şu anda bu şekilde sergilenmekte...


Fil deyince de lütfen artık akıllara sadece Hindistan gelmesin :)
İşte 1970 yılında Türkiye topraklarında bulunmuş bir fil iskeleti ...
Hakiki Maraş Fili...


Bahçesi de Jurrasic Park gibi :)
Dinazor hayranı yeğeni olan bir teyze olarak, çocuklarınızın buraya bayılacağına eminim...


Umarım hafta sonu ne yapsak diye düşünen Ankaralılara bir fikir olmuştur...
Sadece çocuklu ailelere değil, özellikle jeoloji ve malzeme bilimleri ile ilgilenenlere önerilir...
Bu müze pek çok müzenin aksine ücretsiz !
Ve tüm müzeler gibi Pazartesi günleri kapalı. Diğer günler ise, 09.00-17.00 arası ziyaret edilebiliyor.

4 yorum:

  1. Ankara da yaşamak hakikaten çok zor, gidecek yer bulamıyoruz :((
    İlk kez gördüm bu müzeyi, gezilecek yerlere eklendi bile.
    Çok teşekkür ederim Edacığım.
    Maraş fili ilginçmiş yalnız :)))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Biz de çok defa kenarından köşesinden geçmiştik, çocuklar vesilesiyle görmek kısmet oldu... Keyifli vakit geçirmek için değişik bir alternatif... Ayrıca içerisi süper serin :) Fil harika gerçekten ... Daha ilginç detaylar da var, onları da gezeceklere sakladım :)

      Sil
  2. güzel bir öneri. ankara bence de sıkıcı ama bu sanırım birazda bilmediğimizden kaynaklanıyor. 53 müze var ama kimse bilmiyor...teşekkürler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Woowww... Sayının bu kadar fazla olduğunu açıkçası ben de bilmiyordum :( Gezmeye görmeye devam o zaman :))

      Sil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...