11 Aralık 2013 Çarşamba

Bu da Geçer Ya Hu...



Uzun zamandır yazamıyorum ... 
Yoğunum ...
Yorgunum ...
Bazen pişman, bazen umutsuz, bazen bıkkınım ...
Ama yine de direniyorum ...
Biter mi ki dersiniz ?
Ben de bilmiyorum ...
Ama inanmak istiyorum ...
Ve diyorum ki:

BU DA GEÇER YA HU ...



İranlı mutasavvıf, şair Feriduddin Attar'ın 1187'de kaleme aldığı 4724 beyitten oluşan Mantık Al-Tayr adlı eserinde anlattığı "Bu da Geçer Ya Hu"nun hikâyesi*:

Abdal'ın biri çıktığı gezide bir köye uğrar. köy halkına nerede kalabileceğini sorar. Köylüler ona köyün Şakir ve Haddad adında iki zengini olduğunu söylerler ve Şakir'in evini tarif ederler. Şakir abdalı evinde ağırlar, yedirir, içirir. Abdal gezisine devam etmek için evden ayrılırken Şakir'e "bu kadar zengin olduğun için şükret" der. Şakir ona "bu da geçer ya hu" der.

Abdal aklında bu cevapla yollara düşer. Birkaç yıl sonra aynı köye uğradığında Şakir'i ziyaret etmek ister. Fakat bir sel felaketinde şakir'in tüm varlığı yok olmuştur. Şakir artık haddad'ın yanında hizmetçi olarak çalışmaktadır. Şakir abdalı yoksul evinde ağırlar bu sefer. Abdal ne kadar üzgün olduğunu anlatınca, şakir ona "bu da geçer ya hu" der yine.

Abdal yine yollara düşer. aradan yıllar geçtikten sonra yine aynı köye şakir'in yanına gider. Haddad ölmüş, kimsesi olmadığı için tüm varlığını Şakir'e bırakmıştır. Abdal sevinçlidir, Şakir'in ise cevabı hazırdır: "bu da geçer ya hu". Abdal yollara düşer... Yıllar sonra dostu Şakir'i yine ziyaret etmek istediğinde Şakir'in öldüğünü öğrenir. Mezarına gider. Mezar taşında "bu da geçer ya hu" yazmaktadır. 
Abdala yollar görünür... Gezer gezer gezer... "Ölümün nesi geçer ki" diye düşünmektedir bir yandan da. Bu sefer köye uğradığında Şakir'in mezarını yerinde bulamaz. Yaşanan sel felaketi sonrası mezar da dahil olmak üzere her şey yok olmuştur.

O dönemde ülkenin padişahı kendisine bir yüzük yapılmasını ister. Üzüldüğünde de sevindiğinde de bunun geçici olduğunu, duyguların esiri olmamak gerektiğini hatırlatacak bir yüzük istemektedir.''Mutlu olduğum zamanlarda taşkınlık yapmayayım. Mutsuz olduğum zamanlarda kendimi yıpratmayayım” der. Vezirler haber salar dört bir yana, ama padişahın istediğini bulamamaktadırlar.
  
En sonunda haberi alan abdal padişahın kuyumcusuna bu hikâyeyi yazar. Kuyumcu yüzüğü yapar ve padişaha sunar. Padişah yüzüğü çok beğenmiştir, üzerinde "Bu da geçer ya hu" yazmaktadır...



3 yorum:

  1. fatoş karbölen14 Ara 2013 16:31:00

    Tamda bugünlerde ihtiyaç duyduğum bir yazı olmuş aslında çok bilinen bir hikayedir lakin gerekli zamanda karşınıza çıkmasıdır sanırım hikayeyi anlamlı yapan yüreğinize elinize sağlık

    YanıtlayınSil
  2. Hayata farklı bir anlam katan bu kelimeler aklımın bir köşesinde her zaman olmalı. Bu hikaye ile zamana değer kattığınız için teşekkürler.

    YanıtlayınSil

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...